Projenin amacı, dezavantajlı ve görülmeyen grupların yaşadığı ve İstanbul’un yeni gelişmekte olan bir belediyesinde, katılımcı ve insan hakları temelinde yerel yönetim programı hazırlayarak kalkınmacı ve sürdürülebilir bir model yaratmaktır. Proje, ülke çapındaki 950 yerel yönetime öncülük yaparak, mevcut yönetimler için temel bir model olmayı amaçlamaktadır. Ayrıca proje, Ataşehir’de bulunan sivil aktörlerin ve lokal grupların kapasitelerini geliştirmeyi hedeflemektedir.

Proje aktiviteleri içerisinde (i) Ataşehir Belediyesi çalışanlarına ve topluluk liderlerine/dezavantajlı grupları temsil eden sivil toplum organizasyonlarına eğitim vermek ve katılımcı programlamayı sağlamak, tüzük çerçevesinde yerel yönetim ve sivil toplum diyaloğunu sağlamak, stratejik sosyal programlama ile değerlendirme becerileri ve metotları geliştirmek ve yerel yönetimlerin dışlanma ile mücadele konusunda alacağı roller hakkında eğitim vermek. (ii) “Yerel yönetimlerde insan hakları temelinde katılımcı programlamaya dair el kitabı”, “Yerel yönetim süreçlerine dair sivil toplum rehberi” ve “Yerel yönetim çalışanları için insan hakları temelinde ve dışlanma karşıtı programlama ve servis hükmü rehberi”. adlı üç farklı el kitabı geliştirmek (iii) Söz konusu konularda ortaklaşa yazılmış, hak temelli ve katılımcı yerel yönetimin rol aldığı bir program geliştirmek vardır.

Öngörülen sonuçlar, Ataşehir Belediyesi’nin kapasitesini yerel sakinleri açısından insan hakları ve ayrımcılık karşıtı olma yolu ile arttırarak, diğer belediyelere de öncü olarak belediyelerin insan haklarını geliştirme, ayrımcılık karşıtı bir politika izleme ve katılımcı bir sosyal programlama geliştirmelerini sağlamaktır.

Projenin çıktıları:

  1. YEREL YÖNETİMLER İÇİN İNSAN HAKLARI TEMELLİ PROGRAMLAMA ve HİZMET SUNUMU”,
  2. “YEREL YÖNETİMLER İÇİN İNSAN HAKLARI TEMELLİ YAKLAŞIM: KAVRAMSAL ÇERÇEVE VE EN İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ” 
  3. “YEREL YÖNETİMLERDE KATILIMCI MEKANİZMALAR VE SÜREÇLER”